• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/AlperOsmanGenc
  • https://www.twitter.com/aogenc
  • https://www.instagram.com/genchukukburosu

SALGIN ZAMANINDA TEDBİRLERE AYKIRI DAVRANMAK

Çin'den yayılan yeni tip corona virüse (Covid-19) karşı önlemler alınmaya devam ediyor. Peki, bu tür salgın zamanlarında alınan tedbirlere aykırı davranma veya kasten yada taksirle başkalarına hastalık bulaştırma durumunda hukuki sorumluluk nasıldır?

Çin'de ortaya çıkmasının ardından tüm dünyayı alarma geçiren yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınına karşı önlemler alınmaya devam ediyor. Türk hükümeti de alınan önlemler kapsamında 14 ülkeye kapılarını kapatarak virüsün hızla yayıldığı bazı ülkelerden yolcu taşımacılığına yasak getirdi. Ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, son 14 gün içinde yeni tip koronavirüs (Covid-19) görülen ülkelerden birinden Türkiye'ye gelinmesi durumunda 14 gün kuralına riayet edilerek; ateş, öksürük, solunum sıkıntısı gibi belirti ve bulgular olmasa bile 14 gün boyunca evden çıkılmaması gerektiği kaydedildi.

 

Peki, bu tür salgın zamanlarında alınan tedbirlere aykırı davranma veya kasten yada taksirle başkalarına hastalık bulaştırma durumunda hukuki sorumluluk nasıldır? 

 

Alınan Tedbirlere Aykırı Davranma

Şayet kamu otoritesi tarafından alınan tedbirlere aykırılık olursa, Türk Ceza Kanunu (TCK) 195.maddesinde düzenlenmiş “Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma” suçu işlenmiş olur. Söz konusu madde, "Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmünü getirmiştir. Düzenlemenin gerekçesinde de, bulaşıcı hastalıklara yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimselerin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uyulmaması suç olarak tanımlanmasında kamu sağlığının korunması amacının güdüldüğü ifade edilmiştir. 

 

Hastalığı Kasten Veya Taksirle Başkalarına Bulaştırma

Koronavirüs (Covid-19) gibi tehlikeli bir virüsün enfekte ettiği hastalıklı bir kişi, bu hastalığını bilerek ve isteyerek başkasına bulaştırmak kastıyla hareket eder ve bu şekilde virüsün başkalarına bulaşmasını sağlarsa TCK’nın 86/1. maddesine göre “Kasten Yaralama” suçunu işlemiş olur. Şayet hastalıklı kişi gerekli dikkat ve özeni göstermediği için başka bir kişiye bu virüsü bulaştırırsa bu durumda da TCK’nın 89.maddesinde düzenlenen “Taksirle Yaralama” suçunu işlemiş olur.  “Taksir” tabiri hukuki anlamda gerekli dikkat ve özeni göstermemek olarak ifade edilebilir. Buna göre taşıdığı hastalığı taksirle başka birisine bulaştıran kişi, taksirle yaralama suçu kapsamında TCK'nın 89/1.maddesine göre cezalandırılabilecektir. Hastalığın bulaşması sonucunda kişinin yaşamı tehlikeye girerse bu durumda cezada artırım yapılacak ve TCK 89/2-e maddesine göre kişi daha ağır ceza alacaktır. 

 

Salgın Hastalık Zamanı Karantina Uygulaması

1930 yılında çıkarılan ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda salgın hastalık zamanında yapılacak işler uyulacak kurallar ile ilgili geniş düzenleme mevcuttur. Hastaların karantina altına alınması, kara, deniz ve havayolu seferleri, yurtdışına seyahat veya yurt dışından gelenlerle ilgili düzenlenmeler hüküm altına alınmıştır. Kanunun 76.maddesinde “Etrafında bulunanlara sari ve salgın hastalıklardan birini nakle vasıta olduğu muhakkak olan kimseler muvakkaten ve bu zail oluncaya kadar meslek san’atlarının icrasından hıfzıssıhha meclisleri karariyle menolunur” hükmü getirilmiş ve yaptıkları iş itibariyle hastalığı yayma riski olanların bu işleri yapmalarının geçici olarak engellenebileceği ifade edilmiştir.  

 

Karantina Altına Alınan Kişilerin Ve Ailelerinin Bakımı

Karantina ile ilgili 83.maddede ise; “Cebri tecride tabi olarak müessesatta veya evlerinde tecrit edilen kimselerle 76 ncı maddede zikredilen şahıslardan muhtaç olanlarının kendileri ve ailelerinin iaşeleri masarifi Hükümetçe tesviye edilir” denilmek suretiyle mecburi olarak karantina altına alınanların ve ailelerinin bu zaman zarfındaki yeme içme masraflarının ve ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Aynı kanunun 95.maddesinde de “Sari hastalıklara karşı kullanılan her nevi serum ve aşılar Hükümet tarafından ihzar edilir” denilmek suretiyle salgın hastalık zamanlarında kullanılacak aşı ve ilaçların devlet tarafından hazır edilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. 

 15 MART 2020

Av. Alper Osman Genç – avukatalpergenc@gmail.com

29 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Hukukun Üstünlüğü
Takvim
Adalet Mülkün Temelidir
Twitter/aogenc

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret91569
Üyelik Girişi